Blog
Çevik Organizasyonlar Nedir ve Neden İhtiyaç Vardır?
-
Hatice Doğan Sudaş
-
26 Kasım 2024
Çevik Organizasyon Nedir?
Çevik bir organizasyon, pazardaki yeni zorluklara ve fırsatlara veya müşterilerin değişen davranışlarına hızla uyum sağlayan ve bunlara yanıt veren, insan merkezli bir organizasyondur. 'Kurumsal çeviklik', bir kuruluşun değişen ortama esnek, çevik, yenilikçi, müşteri odaklı ürün ve hizmetleri uyarlamak, geliştirmek ve hızlı bir şekilde uygulamak için tüm sistem dinamik yeteneğini kapsar. Esnek yapısı, dinamik bir ortamda hızlı adaptasyon ve optimum çalışan performansı sağlar. Çevik bir organizasyonun nihai hedefi, sürekli olarak değerli ürünler sunarak müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılamaktır.
Son derece uyarlanabilir olmak ve değişikliklere anında tepki vermek, ortak bir amaç ve vizyonun paylaşılması, ekipler arası iletişim ve bilgi alışverişi çevik organizasyonların özellikleridir. Bu şirketler, pazara uyum sağlamak, yeniliği teşvik etmek ve rekabet avantajı kazanmak gibi hedeflere ve sürekli gelişme arzusuna sahiptir.
Başlangıçta 1990'larda yazılım geliştirme, yalın üretim, tam zamanında tedarik zincirleri ve süreç iyileştirme yöntemleriyle bağlantılı olan çeviklik teorisi, artık sadece yüksek teknolojili işletmelerle sınırlı değildir.
Toplam kalite yönetimi, sürekli iyileştirme, kaizen, iş sürecinin yeniden yapılandırılması ve yalın yöntemler gibi genellikle 'Japon yönetim uygulamaları' olarak tanımlanan imalattan bir dizi yaklaşım, genellikle büyük kuruluşlar tarafından giderek daha fazla benimsenmiştir. İnternetin ve diğer teknolojilerin yükselişi, büyük ve küçük kuruluşlar için rekabetin ölçeğinde ve türlerinde büyük bir artışa yol açarak, gelişmekte olan ülkelerdeki küçük işletmelerin bile küresel ölçekte rekabet edebilmesine olanak sağlamıştır. 1990'ların sonlarında, Bilişim Teknolojileri ve yazılım geliştirmenin yoğun kullanımıyla eşanlamlı olan Çevik bir hareket ortaya çıkmıştır.
Çevik Organizasyonlara Neden İhtiyaç Vardır?
Organizasyonel çeviklik son zamanlarda oldukça gündemde olan bir konudur. Aslında buna şaşırmamak gerekli, çünkü sürekli ve çok yönlü bir değişimin yaşandığı bir dünyada ayakta kalabilmek için kuruluşların hızla uyum sağlaması gerekir. Organizasyonel çeviklik veya bir işteki stratejik yönü sürekli olarak ayarlama ve uyarlama yeteneği, giderek daha hayati bir iş başarısı faktörüdür.
'VUCA' terimi genellikle çalkantılı piyasaları ve istikrarsızlıklarla birlikte şu anda içinde bulunduğumuz değişken, belirsiz, karmaşık ve muğlak dünyayı tanımlamak için kullanılır. Dünya çapında yaşanan mali krizler, finansal türbülanslar sebebiyle dünya çapındaki kuruluşların birçok iş modeli geçersiz hale gelmiştir. İş döngüleri artık çok daha kısadır ve yüksek hızlı çalışma modelleri gündemdedir. Pandemi sanal çalışmanın hayata geçirilmesini hızlandırmış, yaşanan savaşlar küresel tedarik hatlarını da tehlikeye atmıştır. Geçmiş verilerden elde edilen tahminlere dayalı stratejik planlama gibi geleneksel yönetim modelleri, kuruluşları diğerlerinden önde tutmaya yetmemektedir. Demografik özellikler, dijitalleşme, bağlantısallık, ticaretin liberalleşmesi, küresel rekabet ve iş modeli inovasyonu gibi trendler, yeni rakiplerin ortaya çıkmasına ve yeni iş yapma biçimlerine yol açmıştır. Kuruluşlar öngörülemeyen tüketici duyarlılığı, aşırı bilgi yükü ve kaynak eksikliği gibi sorunlarla karşı karşıyadır.
Bu faktörlerin birleşimi birçok şirketi gelecekteki iş başarısının nereden geleceğini yeniden düşünmeye zorluyor. Kesin olan tek şey, çok geçmeden her organizasyonun değişmeye zorlanacağı ve eski yöntemlerin artık en iyi yöntemler olmayabileceğidir. Yenilik ve sürekli ve etkili bir şekilde değişme yeteneği, hayatta kalmanın ve gelecekteki büyümenin anahtarı olabilir.
Değişimin alternatifi, yaklaşan değişim dalgası karşısında aksiyon almamaktır, ancak bu en akıllıca hareket olmayabilir. Küresel iş ortamındaki bu değişimler, organizasyonları yönetme ve ilerleme konusunda yeni yollar bulmaya zorlamaktadır.
Organizasyonlar günümüzün değişken ortamında başarılı olmak istiyorlarsa çevik uygulamaları ve bunların temelini oluşturan zihniyetleri benimsemelidir. Çeviklik aynı zamanda dayanıklılık, öğrenme ve iyileşme yeteneği ile de desteklenmelidir.
Çevik organizasyonlar karmaşık ortamlarda daha iyi gelişebilir çünkü iş fırsatlarını ve tehditleri erken tespit etme ve değişimi hızlı bir şekilde uygulama yeteneğini geliştirmişlerdir. Çevik organizasyonlar yalnızca yeni ürün ve hizmetler değil, aynı zamanda bir şirket için değer yaratmanın yeni iş modelleri ve yenilikçi yollarını da yaratır. Netflix, Airbnb, Uber ve Google gibi kuruluşlar, yenilikçi iş yollarını teşvik etmek için alternatif yapılar ve süreçler üzerinde çalışmaya devam etmektedir. Çalışanların işbirliği, katı hiyerarşinin ortadan kaldırılması, daha hızlı karar alma yapıları, müşteri etkileşimi, sürdürülebilirlik ve verilerden etkili bir şekilde yararlanma konusunda iş süreçleri sürekli olarak gözden geçirilerek geliştirilir.