Blog

İş Hayatında Erteleme Davranışı: Kariyerinizi Olumsuz Etkileyebilecek Faktörler

  • Hatice Doğan Sudaş

  • 27 Ocak 2025

Hiçbirimiz mükemmel değiliz, ancak bazen işlerimizi erteleme alışkanlığı hayatımızın merkezine yerleşiyor. Peki, neden erteliyoruz ve bu davranışın perde arkasında neler gizli? Erteleme, sadece bireysel bir tercih mi yoksa karmaşık bir psikolojik mücadele mi?

Erteleme davranışı, bireyin yapması gereken bir görevi bilinçli olarak geciktirmesi ya da tamamen yapmaktan kaçınması anlamına gelir. Bu durum, özellikle çalışanlar için ciddi sonuçlara yol açabilir ve bireysel ürekenlikten tüm şirket performansına kadar genış bir yelpazeyi etkileyebilir. Peki, insanlar neden erteleme davranışı sergiler ve bu davranış çalışanlar için ne gibi sonuçlara yol açar?

Erteleme Davranışının Nedenleri

Bir çalışan, ay sonu için hazırlanması gereken detaylı bir raporu sürekli erteliyor. Görev öncelikle karmaşık ve zaman alıcı olduğu için çalışan, rapor üzerinde çalışmaya başlamak yerine "daha kolay" görünen başka küçük işlere yöneliyor. Son teslim tarihi yaklaştıkça kaygı seviyesi artıyor ve bu durum, hem kaliteyi düşürüyor hem de diğer işlere ayrılması gereken zamanı kısıtlıyor. Bu döngü, erteleme davranışının bireysel ve ekip üzerindeki olumsuz etkilerini açıkça ortaya koyuyor. American Psychological Association (2016) işyerinde erteleme davranışını daha spesifik bir şekilde incelediğinde, iş gücünün %30-40'ı sık sık erteleme davranışları sergilediğini belirtmiştir. Bu oran, özellikle zorlu görevlerle karşılaşıldığında artmaktadır.

Erteleme davranışı, akademik literatürde geniş bir şekilde incelenmiş bir konudur. Piers Steel'in "The Procrastination Equation" adlı çalışması, ertelemenin motivasyon, özdenetim ve bireysel faktörlerle ilişkisini detaylı bir şekilde açıklar. Ayrıca, erteleme üzerine yapılan meta-analizler, bu davranışın kökenleri ve sonuçları hakkında kapsamlı bilgiler sunmaktadır.

  1. Mükemmeliyetçilik: Mükemmeli yakalama kaygısı, bazı bireyleri harekete geçmek yerine görevi ertelemeye iter. "Ya yeterince iyi olmazsa?" düşüncesi, çalışanların şüphe ve korku içinde kalmasına neden olabilir.
  2. Motivasyon Eksikliği: Yapılan işin birey için anlamlı ya da çekici olmaması, o görevin ertelenmesine yol açabilir. Özellikle rutine dayalı ve monoton görevlerde bu durum sıkça görülür.
  3. Kaygı ve Stres: Zor ya da karmaşık görevler, bireyde kaygı ve strese yol açabilir. Bu noktada, görevin zorluğu, karmaşıklığı veya hassas çalışma gerektirip gerektirmediği gibi faktörlerin daha ayrıntılı bir şekilde ele alınması faydalı olabilir. Bu durumda kişi, bu rahatsız edici duygulardan kaçınmak için görevi erteleyebilir.
  4. Zaman Yönetimi Eksikliği: Planlama yapmamak ya da öncelikleri belirlememek, bireylerin zamanı etkin kullanmasını engeller ve ertelemeyi beraberinde getirir.
  5. Özdenetim Yetersizliği: Bireyin kendi davranışlarını kontrol etmekte zorlanması, dikkat dağıtan unsurlara karşı koyamamasına ve görevlerin ertelenmesine neden olabilir.

Bazı Akademik Çalışmalar

Son yıllarda yapılan araştırmalar, erteleme davranışının çeşitli faktörlerle ilişkisini daha derinlemesine incelemiştir.

1. Kişilik Özellikleri ve Erteleme Davranışı

Kişilik özellikleri, erteleme davranışını etkileyen önemli bir faktördür. Özellikle sorumluluk, duygusal denge ve uyumluluk gibi özelliklerin erteleme eğilimi üzerinde belirleyici bir rol oynadığı bulunmuştur. Örneğin, sorumluluk duygusu yüksek bireylerin erteleme davranışını daha az sergiledikleri gözlemlenmiştir.

2. Üstbilişsel İnançlar ve Erteleme

Üstbilişsel inançlar, bireylerin düşünme süreçleri ve bu süreçlere dair farkındalıklarıdır. Erteleme davranışıyla ilişkili olarak, bireylerin kendi düşünce süreçlerine dair olumsuz inançları ve kaygıları, erteleme eğilimlerini artırabilir. Bu bağlamda, bireylerin düşünce süreçlerine dair farkındalıklarını artırmak, erteleme davranışını azaltmada etkili olabilir.

3. Erteleme ve Psikolojik Sağlık

Erteleme davranışı, stres, kaygı ve depresyon gibi psikolojik sorunlarla ilişkilidir. Erteleme, başlangıçta kısa vadeli rahatlama sağlayabilirken, uzun vadede daha büyük bir stres kaynağı haline gelir. İş yerinde erteleme davranışı sergileyen çalışanların stres seviyelerinin daha yüksek olduğu bulunmuştur.

4. Erteleme ve Yaş Faktörü

Yaş, erteleme davranışını etkileyen bir diğer faktördür. Araştırmalar, yaşın artışıyla birlikte erteleme eğilimlerinin azaldığını göstermektedir. Özellikle 25 yaş ve altı bireylerin, diğer yaş gruplarına göre daha fazla erteleme eğilimi gösterdikleri belirlenmiştir.

5. Erteleme ve Eğitim Düzeyi

Eğitim düzeyi de erteleme davranışını etkileyen bir faktördür. Lisans ve lisansüstü eğitim düzeyine sahip bireylerin erteleme eğilimleri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Ancak, genel olarak eğitim düzeyinin artışıyla birlikte erteleme davranışının azalma eğiliminde olduğu söylenebilir.

Çalışanlar Üzerindeki Sonuçları

Erteleme, sadece kişisel yaşamımızı değil, aynı zamanda iş hayatımızı da doğrudan etkileyen bir alışkanlıktır. Bir işi sürekli olarak ertelemek, yalnızca o işin tamamlanmasını engellemekle kalmaz, aynı zamanda kariyerinizde önemli olumsuz sonuçlar doğurabilir. Erteleme davranışının iş hayatındaki etkilerini daha yakından inceleyerek, bu alışkanlığın nasıl kariyerinize zarar verebileceğini anlamak, önemli bir farkındalık yaratabilir. İşte iş hayatında ertelemenin yol açabileceği bazı olumsuz sonuçlar:

1. Verimlilik Kaybı ve İş Yükünün Artması

Erteleme, bireylerin verimliliklerini ciddi şekilde düşürür. Bir görevi ertelemek, işin son dakika yetiştirilmesine neden olabilir ve bu da kalitesiz sonuçlara yol açabilir. Ayrıca, ertelenmiş görevlerin birikmesi, kişi üzerinde daha büyük bir iş yükü oluşturur. Örneğin, projelerin son teslim tarihlerine yaklaşıldıkça, diğer öncelikli görevler göz ardı edilir. Bu durum, hem kişisel hem de ekip düzeyinde verimlilik kaybına sebep olabilir ve işler zamanında tamamlanamadığında, genel iş performansı da olumsuz etkilenir.

2. İtibar Zedelenmesi

İş dünyasında güven, profesyonellik ve zamanında teslimat çok önemlidir. Erteleme alışkanlığı, özellikle sürekli erteleme yapan bir çalışan, iş arkadaşları ve yöneticiler tarafından güvenilmez olarak algılanabilir. Bu da, bireyin itibarını zedeler ve uzun vadede kariyer fırsatlarını olumsuz etkiler. Örneğin, sıkça teslim tarihlerine yetişemeyen bir çalışan, başkaları tarafından daha az değerli görülür ve takımda saygınlığını kaybedebilir.

3. Kariyer İlerleme Fırsatlarının Kaçması

Erteleme, iş hayatında önemli fırsatları kaçırmanıza neden olabilir. Yöneticiler, performans değerlendirmeleri sırasında zamanında yapılan ve kaliteli işlere öncelik verir. Erteleme alışkanlığı olan bir çalışan, fırsatlar geldiğinde yeterince hazır olmayabilir. Bu da terfi, maaş artışı veya yeni projelerde liderlik fırsatlarını kaybetmek anlamına gelebilir. İş hayatında hızlıca yükselmek için zamanında ve düzgün yapılan işler çok önemlidir.

4. Stres ve Burnout Riski

Sürekli olarak işleri ertelemek, birikmiş görevler nedeniyle stres seviyesinin artmasına neden olur. Ertelenen işler birikerek kişiyi daha da bunaltabilir, bu da tükenmişlik (burnout) hissine yol açar. Çalışanlar, her ertelenen görevle birlikte daha çok stres altına girer ve bu da mental sağlığı olumsuz etkileyebilir. Erteleme alışkanlığı olan kişiler, genellikle stres altında daha az etkili çalışır, bu da tükenmişlik ve genel iş performansında düşüşe yol açar.

5. İş Arkadaşlarıyla İletişim Sorunları

Erteleme, yalnızca bireysel bir davranış değil, aynı zamanda ekip içindeki iletişimi de etkiler. Ertelenen işler, ekip arkadaşlarının planlamasını ve iş akışını aksatabilir. Diğer ekip üyeleri, planları değiştirmek zorunda kalabilir ya da kendi işlerini aksatmak durumunda kalabilirler. Bu durum, takım içinde güvensizlik yaratabilir ve ekip içi işbirliğini zorlaştırabilir. Ayrıca, başkalarının sorumlulukları da etkilenebilir, bu da iş arkadaşları arasında hoşnutsuzluk yaratabilir.

6. Zaman Yönetimi Eksiklikleri ve Planlama Sorunları

Erteleme davranışı, aynı zamanda zayıf bir zaman yönetiminin işareti olabilir. İş hayatında zaman yönetimi, her şeyin düzenli ve verimli şekilde işlemesi için kritik öneme sahiptir. Erteleme alışkanlığı, etkili planlama yapma yeteneğini engeller. Bu da, önemli görevlerin atlanmasına ya da yetersiz bir şekilde yapılmasına yol açar. Zamanında ve doğru bir şekilde yapılan işler, işyerindeki profesyonel duruşu pekiştirir.

7. Motivasyon Kaybı ve İşe Bağlılık

Sürekli olarak görevleri ertelemek, iş yerinde motivasyon kaybına neden olabilir. Erteleme alışkanlığı, bir çalışanın işine olan bağlılığını ve sorumluluğunu sorgulamasına yol açar. Zaman içinde bu durum, kişiyi daha az motive eder ve hatta işe olan ilgi kaybolabilir. Bu, iş yerindeki genel tutumu ve performansı olumsuz etkileyebilir. Çalışan, “yapacak çok şey var, ama erteliyorum” düşüncesine kapıldıkça işine olan bağlılığını yitirir.

Erteleme ile Başa Çıkma Yöntemleri

Erteleme ile başa çıkmak, hem kişisel hem de profesyonel yaşamda başarıya ulaşmak için önemli bir beceridir. Erteleme alışkanlığını kırmak, daha sağlıklı bir iş yaşamı, daha düzenli bir günlük plan ve yüksek motivasyon demektir. İşte erteleme ile başa çıkmanıza yardımcı olacak 6 etkili yöntem şunlardır:

1. Küçük Adımlar Atarak Başlayın

Bir görevi erteleme eğiliminde olmak, genellikle o görevin büyük ve karmaşık görünmesinden kaynaklanır. Eğer bir iş, çok büyük veya zor görünüyorsa, bu durum sizi başlamak yerine ertelenmeye itebilir. Ancak, bu tür görevleri küçük, yönetilebilir parçalara böldüğünüzde, her bir adımı tamamlamak çok daha kolay hale gelir.

Örnek: Eğer bir raporu yazmanız gerekiyorsa, ilk olarak sadece başlık kısmını yazın. Ardından, bir paragraf veya bir alt başlık eklemeyi hedefleyin. Küçük adımlar, size büyük bir başarı hissi kazandırır ve bu da devam etmenizi teşvik eder.

2. Zamanlayıcı Kullanın (Pomodoro Tekniği)

Pomodoro tekniği, belirli bir süre boyunca kesintisiz çalışmaya odaklanmayı teşvik eden bir yöntemdir. Bu yöntemde, genellikle 25 dakika boyunca tamamen odaklanarak çalışılır ve ardından 5 dakikalık kısa bir ara verilir. Dört pomodoro süresi tamamlandıktan sonra, daha uzun bir ara (15-30 dakika) verilir.

Bu yöntem, erteleme ile mücadelede oldukça etkilidir çünkü kısa süreli çalışma blokları, işlerin "büyük" görünmesini engeller ve işin daha yönetilebilir hale gelmesini sağlar. Ayrıca, sık sık ara verme, zihinsel yorgunluğu önler.

3. Ertelemenin Nedenlerini Belirleyin

Erteleme davranışının nedenlerini anlamak, bu alışkanlıkla mücadele etmenin önemli bir adımıdır. Kendinize şu soruları sorarak neden ertelediğinizi belirlemeye çalışın:

  • Bu görev beni neden korkutuyor veya strese sokuyor?
  • Kendimi bu görevle ilgili nasıl hissediyorum?
  • Görevin bana kattığı değer nedir?
  • Erteleme, ne tür duygusal rahatlama sağlıyor?

Ertelemenin temel nedenlerini anlamak, bunlarla başa çıkmak için daha etkili yollar geliştirmenizi sağlar. Örneğin, korku veya mükemmeliyetçilik nedeniyle erteleme yapıyorsanız, hataların kabul edilebilir olduğunu fark etmek ve mükemmel olmaya çalışmamak faydalı olabilir.

4. Önceliklendirme ve Planlama

Erteleme ile başa çıkmanın en etkili yollarından biri, görevlerinizi önceliklendirmek ve iyi bir plan yapmaktır. Her gün yapmanız gereken işleri bir liste haline getirin ve en önemli veya zor olanları öncelikli olarak tamamlamaya çalışın.

İlk başta, zor görevlerinizi halletmek can sıkıcı gibi görünse de, günü bu şekilde başlatmak, geri kalan işleri daha kolay hale getirebilir. Erteleme, genellikle zor veya sıkıcı işler için geçerlidir. Bu nedenle, en zor görevi ilk sıraya koyarak bir anda en büyük engeli aşmış olursunuz.

5. Kendinizi Ödüllendirin

Erteleme ile başa çıkmak için, yaptığınız her başarıyı kutlamayı unutmayın. Küçük bir ödül, başladığınızda sizi motive edebilir ve ilerledikçe sürdürülebilir bir teşvik sağlar. Örneğin, bir proje üzerinde belirli bir süre çalıştıktan sonra sevdiğiniz bir kahveyi içmek veya kısa bir yürüyüş yapmak gibi küçük ödüller, işin sonunda elde edeceğiniz büyük ödülle aynı değeri taşıyabilir. Bu ödüller, erteleme alışkanlığını kırmanın ve sürekli odaklanmanın bir yolu olabilir.

6. Zihinsel Engelleri Kaldırın

Erteleme, bazen zihinsel engellerle de ilişkilidir. Mükemmeliyetçilik, korku, kaygı veya özgüven eksikliği gibi duygusal engeller, bir göreve başlamayı zorlaştırabilir. Bu engellerle başa çıkmanın bir yolu, farkındalık ve pozitif düşünme teknikleridir.

Meditasyon veya derin nefes egzersizleri yapmak, kaygıyı ve stres seviyelerini azaltarak daha sakin bir zihinle işe başlamanıza yardımcı olabilir. Ayrıca, "yapmalıyım" yerine "yapabilirim" şeklinde bir dil kullanmak, özgüveninizi artırabilir ve erteleme dürtüsünü kırabilir.

Zihinsel Engelleri Kaldırmak

Zihinsel engeller, düşüncelerimizdeki kısıtlamalar, korkular veya negatif inançlardan kaynaklanır. Bu engeller, yaşamımızda ilerlememize, hedeflerimize ulaşmamıza veya duygusal dengeyi korumamıza engel olabilir. Zihinsel engelleri kaldırmak, kişisel gelişimimizin önemli bir parçasıdır ve daha sağlıklı, verimli bir yaşam sürmek için bu engellerle başa çıkmak gereklidir. İşte zihinsel engelleri kaldırmanın bazı etkili yolları:

1. Farkındalık ve Kendini Tanıma

Zihinsel engellerin ilk adımı, onları fark etmek ve tanımaktır. Kendi düşüncelerinizi ve duygularınızı gözlemleyerek, bu engellerin ne zaman ve nasıl ortaya çıktığını anlamak önemlidir. Örneğin, bir hedefe ulaşmaya çalışırken kendinizi sık sık yetersiz veya korkmuş hissediyorsanız, bu duyguların kaynağını anlamaya çalışın.

Uygulama: Meditasyon veya mindfulness (farkındalık) teknikleri, zihinsel engelleri fark etmenize yardımcı olabilir. Kendinize zaman ayırarak, zihninizdeki düşünceleri gözlemleyin ve her düşüncenin doğru olmadığını, sadece geçici bir duygu ya da inanç olabileceğini kabul edin.

2. Negatif Düşünceleri Sorgulamak ve Dönüştürmek

Zihinsel engellerin çoğu, negatif düşüncelerden veya olumsuz inançlardan kaynaklanır. Kendinizi yetersiz, başarısız ya da korkak hissettiğinizde, bu duygulara neden olan düşünceleri sorgulamak önemlidir. Genellikle, bu tür düşünceler gerçekle örtüşmez. Bu düşünceleri sorgulamak ve daha mantıklı, olumlu düşüncelerle değiştirmek, zihinsel engelleri aşmada güçlü bir adımdır.

Uygulama: "Neden bu şekilde düşünüyorum?" ve "Bu düşüncem doğru mu?" gibi sorular sorarak, negatif düşüncelerinizi objektif bir şekilde değerlendirin. Ardından, bu düşünceleri daha yapıcı ve destekleyici olanlarla değiştirin. Örneğin, "Yeterince iyi değilim" yerine, "Bu konuda öğrenmem gereken çok şey var ve gelişiyorum" gibi bir düşünceyi benimseyebilirsiniz.

3. Mükemmeliyetçilikten Kurtulmak

Birçok kişi, yüksek standartlara sahip olmak ister; ancak mükemmeliyetçilik, zihinsel engellerin önemli bir kaynağıdır. Mükemmeliyetçi düşünceler, hata yapma korkusu ve her şeyin mükemmel olma zorunluluğu ile birlikte gelir. Bu da harekete geçmeyi engelleyebilir. Mükemmeliyetçilikten kurtulmak, başarıyı ulaşılabilir kılar ve zihinsel engelleri ortadan kaldırır.

Uygulama: Hataların öğrenme sürecinin doğal bir parçası olduğunu kabul edin. Her şeyin mükemmel olmasına gerek olmadığını anlayarak, "yeterince iyi" olmak ve ilerlemek üzerine odaklanın. Bir projeyi tamamladıktan sonra "en iyi" değil "tamamlanmış" olduğunu kabul etmek, zihinsel engelleri aşmanıza yardımcı olabilir.

4. Korkularla Yüzleşmek ve Zihinsel Engelleri Aşmak

Birçok zihinsel engel, korkulardan kaynaklanır. Başarısızlık korkusu, reddedilme korkusu, ya da bilinmeyenle yüzleşme korkusu, genellikle hareketsizliğe yol açar. Korkularla yüzleşmek, bu engelleri kaldırmanın anahtarıdır. Korkularınızın gerçek olma olasılığını objektif bir şekilde değerlendirin ve onlara karşı cesur adımlar atın.

Uygulama: Korkularınızla yüzleşmek için küçük adımlar atın. Örneğin, büyük bir sunum yapma korkusu yaşıyorsanız, önce küçük bir grup önünde konuşarak başlayın. Her küçük başarı, korkularınızı aşmanıza yardımcı olacaktır. Ayrıca, olumsuz sonuçlar konusunda kendinizi hazırlamak ve pozitif bir bakış açısı geliştirmek de faydalıdır.

5. Özgüven Geliştirmek

Zihinsel engellerin çoğu, özgüven eksikliğinden kaynaklanır. Kendi yeteneklerinize güvenmiyor olmak, potansiyelinizi gerçekleştirememeye yol açar. Özgüveninizi artırmak, zihinsel engellerin aşılmasında önemli bir adımdır. Kendinizi olumlu şekilde desteklemek ve başarılarınızı kutlamak, özgüveninizi artırır.

Uygulama: Küçük başarılarınızı kutlayın ve her adımda kendinizi takdir edin. Kendinize olumlu bir iç konuşma yapın: "Ben bunu yapabilirim", "Hatalarım beni tanımlar, gelişimime katkıda bulunur" gibi. Ayrıca, geçmişteki başarılarınızı hatırlayarak, kendinizi güçlendirebilirsiniz.

6. Hedef Belirleme ve Planlama

Zihinsel engeller, çoğu zaman belirsizlikten ve hedeflerin ne olduğunu bilmemekten kaynaklanır. Ne yapacağınızı bilmediğinizde veya hedefinize nasıl ulaşacağınızı anlamadığınızda, bu engeller sizi geri çekebilir. Hedef belirleme ve adım adım planlama, zihinsel engelleri ortadan kaldırmak için önemli bir stratejidir.

Uygulama: Net, ulaşılabilir hedefler belirleyin ve bu hedeflere ulaşmak için bir plan oluşturun. Planınızı küçük adımlara ayırarak, her aşama için bir hedef belirleyin. Her hedefi başardığınızda, bir adım daha ileri gitmek için motive olacaksınız.

7. Destek Almak ve Sosyal Bağlar Kurmak

Zihinsel engellerle mücadelede yalnız kalmak, süreci daha zor hale getirebilir. Sosyal destek almak, bu engelleri aşmanıza yardımcı olabilir. Aileniz, arkadaşlarınız veya bir terapist, korkularınızı ve endişelerinizi paylaşabileceğiniz kişiler olabilir. Dışarıdan alacağınız destek, zihinsel engelleri kırmanın önemli bir parçasıdır.

Uygulama: Zihinsel engelleriniz hakkında güvendiğiniz biriyle konuşun. Duygularınızı paylaşmak, bakış açınızı değiştirmenize yardımcı olabilir ve diğer kişilerin farklı bakış açıları size yeni çözüm yolları sunabilir.

Sonuç

Erteleme, alışkanlık haline gelmiş bir davranış olabilir, ancak doğru stratejilerle başa çıkmak mümkündür. Küçük adımlar atmak, zaman yönetimi tekniklerini uygulamak, zihinsel engelleri aşmak ve ödüllendirme sistemi kullanmak gibi yöntemler, erteleme alışkanlığını kırmanın etkili yollarıdır. Erteleme ile başa çıkmak, sadece işlerinizi daha düzenli bir şekilde yapmanızı sağlamaz, aynı zamanda daha huzurlu ve odaklanmış bir yaşam sürmenize yardımcı olur.

Unutmayın, erteleme, zaman içinde kötü bir alışkanlık haline gelebilir. Ancak, her zaman için bu alışkanlıkla başa çıkmanın yolları vardır ve bir kez başladığınızda, daha üretken, motive olmuş ve tatmin edici bir yaşam sürmeye başlayabilirsiniz.

Hatice Doğan Südaş

Hatice Doğan Südaş, iş dünyası, teknoloji ve psikoloji alanlarının kesiştiği konular hakkında ders verir, danışmanlık yapar ve yazılar yazar. Hatice Doğan Südaş Çukurova Üniversitesi’nde Pazarlama Ana bilim dalında öğretim üyesidir.

2019 yılında Teknokent’te BEINMINDS Ar-Ge, Danışmanlık ve Eğitim teknoloji şirketini kurmuştur. Bu şirket bünyesinde tescil edilen KIDILISH markası dijital ebeveynlik ve çocuk gelişimi eğitimi hizmeti sunmak üzere dijital platformlarda yer almaktadır.

“İş Yerleri Perspektifinden MINDFULNESS” adlı kitabın yazarıdır. MINDFULNESS eğitimleri düzenleyerek liderlerin ve çalışanların en yüksek performansı getirecek davranışsal ve kişisel becerileri edinmesine yardımcı olmaktadır.

haticedogansudas.com'da blog yazmaya ek olarak, podcast’lar ve videolar yayınlamaktadır.